TÜRKİYE SİYASETİ VE IRAKTA ŞEYTAN ÜÇGENİ - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 22 Ocak 2018, Pazartesi 11:01:45

(Eski bir yazı ama hala güncel) Türkiye yerel seçimlerden yeni çıktı. Türkiye’nin aleyhinde gelişen Halk Bankası operasyonu da daha medenice değerlendirilmeli ve mahalle dedikodusu havasına sokulmamalı.”Aldın çaldın hırsız, arsız vs.ler” şeklinde politikalar uzun vadede kazanç sağlamıyor. Mahalli seçimlerde göstermiştir ki ufuksuz siyaset geleceğe dair projeler ortaya koymuyor ve halktan da teveccüh görmüyor.
TÜRKİYE SİYASETİ VE IRAKTA ŞEYTAN ÜÇGENİ
Nedense muhalefet siyaset üretmiyor İktidar partisi ise her seçimden daha güçlü çıkıyor ve politikalarını halka dayalı olarak devam ettiriyor. Bu tezimizi son seçim sonuçlarıda doğrulamaktadır. Türkiye de seçimin mürekkebi henüz kurumadan bu kez de millete Cumhurbaşkanı kim olacak kargaşası yaşatılıyor.

Her siyasi parti varlığını sürdürmek ve yönetmek için halktan teveccühüne ihtiyaç duyar ve bu yönde de politika geliştirerek halktan güç alır. Bu durum demokrasinin gereğidir.

Ama bizim muhalefet partileri böyle yapmadı. Halkı kucaklayacak ve halktan teveccüh görecek adaylarını halka sunma yerine kişiye odaklı söylemleri tercih etti ve kendi deyimleriyle “Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olamaz” kısır döngüsüne takıldı. Beyhude çabalarla “çatı aday” formülü üretilmeye çalışıldı. Çatı aday meselesi gündemi en çok meşgul eden sıcak gelişme. Genel anlamda seçmen profili birbirlerine uymayan partiler nasıl bir aday üzerinde uzlaşacak orasını bilemiyorum.

Siyaset bilimcisi değilim ama takip ederim 30-40 yıllık bir tecrübeyle söylüyorum ki bu iş tutması zor görünüyor. Mesela Milliyetçi Hareket Partisinde söz sahibi olsam milletin milli ve manevi değerlerine bağlı dünya siyasetini bilen iyi yetişmiş Asya ve Avrupa dillerinden en az birer tanesini konuşan ve anlayan yaşı elliyi geçmemiş bir aday çıkarır adayımı 2.Tura bırakmaya çalışırım. Yani birinci turda rakiplerini geçecek genç ve kucaklayıcı sonuç hedefine dönük bir strateji belirlerim. Çünkü başbakanın Cumhurbaşkanlığını engellemeye dönük kişiselleşmiş bir politika siyaset ortamını geriyor ve ülkenin zararına görünüyor. Çatı aday meselesi de bu döngüyü daha kısır hale getiriyor. Belki de Ak Parti adayının ilk turda seçilmesine zemin hazırlıyor.

Şartlar bu iken ülkede gerginliği artıracak girişimlerle insanımız üzülüyor dış güçler ise bizi yakın takip ediyor.

                IRAK ÜÇGENİ;

                İngiltere’nin başını çektiği Fransa ve İtalya gibi ülkelerden oluşan şer ittifak, yerli işbirlikçilerin de desteğiyle Osmanlıyı tarih sahnesinden silmiş, Orta doğdu ve Arap yarımadasına cetvele çizerek oluşturdukları devletçiklerle o coğrafyanın insanında huzur diye bir şey bırakılamamıştır. Bu İngilizlerin yaptığı 100-150 yıllık projeler hala farklı alanlar ve farklı durumlarla uygulanırken bir hususa dikkat çekmek istiyorum;

 Osmanlı yıkılıp Halifelik lağvedildikten sonra bir bakıma bu bölge Müslümanlarının İslam inancı değişmiş ve itikadı yönde Müslümanlar farklı, farklı inanışlarla birliğini kaybetmiştir. Osmanlının yıkıldığında İran hariç etkili olma anlamında “Şia” yok gibiyken emperyalistlerin oyunu ile Şia büyük güç durumuna getirilmiştir. Ehlisünnet inancıda Vahaabi inancına göre şekillendirilmeye çalışılmıştır. Hepimiz görüyoruz başıbozuk terör örgütleri insanlığı ve tarihi yok ediyor ve Cami minaresine aldığı nişanda bile “Allah-u Ekber”  naraları atıyor bu sapkınlık değilse nedir.Türkiye  cumhurbaşkanı seçimine odaklanmış görünürken, Irakta ki olaylar dikkat çekiyor. Son gelişmeler Soma faciasında bile bir sabotajı akla getiriyor. Gelişmelere bakıldığında Irakta tam bir şeytan üçgeni ortaya çıkıyor. Kimin kiminle ne iş yaptığı karmaşık bir yapı içerisinde Görünen o ki; Türkiye Irak olaylarının içine çekilmek isteniyor.

                Türkiye başlangıç itibariyle Suriye politikasında, hedefi tutturamamış olabilir. Ama geçmişten gelen kısır ve dar alanda geliştirilen siyasetin bugünkü yansımaları desekte yanlış söylememiş oluruz. Türkiye geçmişten gelen tarihi misyonundan kopuk özellikle 80-90 yılını içine kapalı aklınca “Ülkede sulh cihanda sulh” gibi saçma sapan bir söylemle 400-500 yıl kader birliği yaptığı milletlerden habersiz/ kopuk ve sınırları mayınlı, yıllarca beş kuruşluk alış veriş yapmamış sığ/kısır kendi halince bir politika ile dışarıdaki Türklerden de habersiz yaşamıştır.

                Dünyadan ve tarihinden habersiz, kendilerini aydın sanan birçok insandan eleştiri alacağımı biliyorum ama bilinmesi açısından söyleme durumundayım ki; Türkiye içeride ırkçı ve baskıcı recim uygulayarak içerideki bazı insanları “Türkleştirmeye” çalışırken dışarıda ki Türkleri unutmayı tercih etmiştir. Geçmişte Iraktan kaçan üç Türkmeni orada idam edileceğini bile, bile adamların “asacaksanız siz asın” feryadına rağmen apar topar havaalanından uçağa bindirdiğimiz gibi Saddam’a teslim ettik.Bu  insanların acısını yüreğinde hissetmeyenler “Bir Türk dünyaya bedeldir” başka  Türk’e  ne gerek var mantığı ile kasılıp dururken; Sanıyorum ki devlet yönetenler özellikle son 10-15 yıla kadar Irakta Suriye de ve diğer ülkelerde ne kadar Türkçe konuşan insanımızın olduğunu merak bile etmemişlerdir.

Özellikle olay tarihlerini vermiyorum ama Cumhurbaşkanlarımızdan birine Suriye’den gelen bir heyet” kendi Türklüklerinden” bahsedince biz “kendi sınırlarımız dışındakilerle ilgili herhangi bir Türklük siyaseti gütmüyoruz” diyebilmiştir.

 

 

Türkiye Enerji haddi projeleriyle büyük güç olma yoluna girmişken Amerika Birleşik Devletlerince ortaya çıkarıldığı iddia edilen Irak Şam İslam Devleti Militanlarına bakıldığında, kafalar daha da karışıyor ve merhum Humeyni’nin deyimi ile insan, Amerika’ya “Büyük Şeytan” deme durumuna düşüyor.

Çünkü Amerika İran’la düşman, Maliki İran yanlısı Amerika’ya dost, Maliki Barzani’ye düşman IŞİD, Malikinin dostu Amerika’ya düşman. IŞİD terör örgütü, uygulamalarına bakıyorsun Amerika destekli(gizli) görüntü itibariyle düzenli ordu ve akıllı diplomasi.

Bu şeytan üçgeninde Amerika huzur bırakmadığı bölgeyi  tamda şeytani oyunlarla ta 10-11.000 km öteden gelerek hala karıştırmaya devam ediyor.

Dua ile.Nezih Yıldırım

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE