TÜRKÜLERİMİZ; - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 15 Ocak 2018, Pazartesi 15:19:22

Daha önceki yıllarda şarkı/türkülerdeki Anadolu halkının acılarını/sevinçlerini, duygu ve düşüncelerini anlatan birçok yazı yazmıştım.
TÜRKÜLERİMİZ;
Son olarak Ulusal bir dergi olan "Halk Edebiyatı Dergisi”nin 16.sayısında "Şarkıların Gizemi" başlığında ve sohbet türünde bir yazı daha yazmıştım. Bu yazı Sinop’ta yayımlanan birkaç gazetede de basılmıştı.

Kültür ve Turizm Bakanlığının Şair ve Yazar olarak kabul ettiği Sanatçı Belgeli biri olarak bendeniz yazılarımda şarkı/Türkü gibi sanat ürünlerini ve içlerinde barındırdıkları derin sırları, diğer bir ifadeyle "gizemi" insanımıza anlatmaya/sevdirmeye ve o alanda yaşanan duygu yoğunluklarına temas etmeye/dokunmaya çalışıyorum.

Diğer edebi metinler gibi Türkülerimizin de (her birinin) içerisinde çok derin duygu/düşünce çok önemli sırlar/hikâyeler barındırdığına inanıyorum.

Bu inançla türkülerimizin en azından bir ikisinden bahsetmek istiyorum.

Öncelikle Türkü kelimesi: Türk birey ve toplumunun acılarını sevinçlerini dile getiren, hece ölçüsüyle yazılan daha geniş bir ifadeyle Türk insanının yaşadığı her olayı konu alan ve kendine özgü güzel ezgilerle söylenen bir koşuk biçimi eserlerdir. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bu konudaki ifadesiyle  “Türk insanının yazılmayan romanıdır”. Ve bu roman "türkülerde bir sır gibi saklıdır”.

Halk şiirinde, hece ölçüsüyle yazılan ve türkülerimizden biri olan ve 60/70’lı yıllarda Nezahet Bayram'ın sesinden, bizim kuşağın kulak aşinalığı bulunan bir türküden bahsedeceğim.

"Karadır Kaşların Ferman yazdırır" Bu türkü repertuarda Zonguldak türküsü olarak görünmektedir. Bazı türküler vardır ki, türkü yakanın hayatıdır. Ve yakan o hayattan hiç kopmaz, kopmayışı da türkü hıfzeder.

Bu türkü Nezahat Bayramın sesinde hayat bulmuştur ama Zonguldak/Bartın türküsü olarak bilinir. Esasında ne türküyü yakan Mustafa Tuna nede türküye hayat veren Nezahat Bayram Zonguldaklı değildir. Nezahat Bayram Samsunlu Mustafa Tunada Eskişehir/Seyitgazi’den dir.Ama türkünün Seyitgazi’ye  maledilmeyişinde de bir incelik var.Çünkü bu türküde ulaşılmaz bir sevda ve engellemeler olduğundan yaşanan olumsuzluklar sonucu memleketini 22 yıl terk eden bir ozan ve türkü sözlerinde geçen yerlerin Eskişehir/Seyitgazi’ye ait yerler olmasına rağmen o ulaşamadığı sevgilinin aile etrafını üzmemek için kendi yaktığı türküye dair aidiyetini gizleyen bir “Ozan” var işin içinde.

Türkünün güfte ve bestesi kendisine ait olan Mustafa Tuna ölmeden önce verdiği bir mülakatta bunları açıkça belirtmiştir.

Birde bestesi Muhlis Sabahattin Ezgi’ye güftesi  Karacaoğlan’a ait Kürdîli hicazkâr makamında ilk olarak Münir Nurettin Selçuk tarafından seslendirilen  aslında “Ey benim ahtı yarim” olarak okunan ama repertuarda aşağıda ki gibi “bahtı” geçen türkü:

Ey benim bahtı yârim, gönlümün tahtı yârim
Yüzünde göz izi var, sana kim baktı yârim
Kalbinde aşk izi var, seni kim yaktı yârim
Yüzünde göz izi var, sana kim baktı yârim

Bu türkü bazı kaynaklarda Çorum’a ait densede, tarz ve her bakımdan Karacaoğlan’a ait olduğu açıktır.Burada benim en çok düşündüğüm Anadolu delikanlısının yarinin yüzündeki göz izini sezecek/hissedecek kadar edep ve haya sahibi olmasıdır.Hani sanattaki “gizem” den bahsetmiştik ya.İşte bana göre can alıcı noktada burası.

Türkülerimiz hangi ilimize ait olursa olsun; Anadolu halkının acılarını/sevinçlerini, duygu ve düşüncelerini bazen açık bazen gizemli ifadelerle anlatan Anadolu ya has köklü bir kültürümüzdür.

Bu kültür hep birlikte zenginliğimiz ve geleceğimizdir.

Köşemizin durumundan dolayı “Karadır Kaşların” türküsünün sözleriyle bu günlük bu kadar diyoruz.

Selam ve dua ile.

Nezih Yıldırım

 

Karadır kaşların ferman yazdırır
Bu dert beni diyar diyar gezdirir
Lokman hekim gelse yaram azdırır
Yaramı sarmaya yar kendi gelsin

Ormanlardan aşağı aşar gelirim
Nazlı yari kaybettim ağlar gezerim
Ormanların gümbürtüsü başıma vurur
Nazlı yarin hayali karşımda durur

Karadır kaşların benzer kömüre
Yardan ayrılması zarar ömüre
Kollarımdan bağlasalar zincire
Kırarım zinciri vararım yare

Ormanlardan aşağı aşar gelirim
Nazlı yari kaybettim ağlar gezerim
Ormanların gümbürtüsü başıma vurur
Nazlı yarin hayali karşımda durur

(TRT Arşivinde bu dörtlük verilmiyor)
“Karadır kaşların yay eylemişler
Aklımı başımdan zay eylemişler
Duydum güzelleri pay eylemişler
Hele gidem bakam yar kime düştü”

Ormanlardan aşağı aşar gelirim

Nazlı yari kaybettim ağlar gezerim
Ormanların gümbürtüsü başıma vurur
Nazlı yarin hayali karşımda durur

Uzaklara gittim ki gelirim diye
Tabanca doldurdum vururum diye
Hiç aklıma gelmez ölürüm diye
Ölüm ver Allahım ayrılık verme

Ormanlardan aşağı aşar gelirim
Nazlı yari kaybettim ağlar gezerim
Ormanların gümbürtüsü başıma vurur
Nazlı yarin hayali karşımda durur

(TRT Arşivinde bu dörtlük verilmiyor)
“Üç güzel oturmuş karaya bakmaz
İnsan sevdiğini dilden bırakmaz
Hey Allah'tan korkmaz kuldan utanmaz
Gönül defterinden sildin mi beni”

Ormanlardan aşağı aşar gelirim
Nazlı yari kaybettim ağlar gezerim
Ormanların gümbürtüsü başıma vurur
Nazlı yarin hayali karşımda

 

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE