VAZGEÇİLEMEZLER! - TUFAN BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 05 Şubat 2019, Salı 14:27:19

....
VAZGEÇİLEMEZLER!
Bu aralar  gazetedeki bu köşemde sıklıkla konuk yazarlara yer vermek durumunda kaldım.

Öyle ki… Bu yerel kalem tutarlarımız ulusal düzeyde kalem oynatanların bir çoğundan daha kaliteli, daha bağımsız, daha objektif değerlendirmeleriyle ışıldıyorlar. Öyle vurucu tespitler öyle değerler ortaya koyuyorlar ki bunları siz okuyucularımla paylaşmamanın sorumluluğunu yüklenemediğim için bu değerlendirmelerin bir kısmını olsun sizlerle paylaşma zorunluluğu duyuyorum.

Söz gelimi ulusal düzeyde birkaç yayın organı ile yerel “Bizim Karadeniz Gazetesi’nde” de yazan arkadaşım Doğan Öztürk’ün geçenlerde gazetesinde yayımladığı (bazı tanıdıklarının bile gerçek sandığı) ironi bu günlerde o kadar tekrar hatırlanmayı hak ediyor ki… Dayanamayıp ben de köşemde yer vermek istedim.

Hani geçen hafta ana muhalefet partisi CHP’nin belediye başkan adaylarını açıkladıktan sonra aday olamayanlarla onların yandaşların “‘parti benim/senin değerini bilemedi, asıl kaybeden parti oldu; sen değil belediye başkanı, milletvekili bakan olacak adamsın; parti, hatta ülke bakalım şimdi,sensiz ne yapacak; istifa ediyorum, şu kadar oyu da giderken götürüyorum vb.” beyanları ve tavırları beni Doğan Özdemir’in yazısını tekrar yayınlamak zorunda bıraktı.

Gerçi partilerin ön seçim yaparak bu tür olumsuzlukları aşmaları daha kolay ya… O zaman da yandaşların koltuklara getirilememesi sıkıntısı doğuyor. Yandaş daha önemli olduğundan sonuçta böyle demokratik(!) seçim ve böyle ironik sonuçlar çıkıyor… Olsun biz ve yandaşlarımız koltuklarda oturalım da ne tür komedi ortaya çıkarsa çıksın. Önemli değil. İki gün sonra unutulur. Biz de kollarımızı gere gere; az olsun, bizim olsun felsefesiyle bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da götürürüz.

Neyse Doğan Beyin yazısına gelince…

 VAZGEÇİLEMEZLER!

Ben var ya ben; bu parti için ömrümü verdim ömrümü! Çocukken bile bu partiyi tutardım da babamlar bana kızardı. Gençliğim bu parti için geçti, bir ara İlçe Yönetiminde işçi olarak bile çalışmıştım. Kaç kere Belediye Başkanlığına ve Milletvekilliğine aday gösterilmemi bekledim. Ama kıymetimi anlamadılar.

Bu dönem partimden en çok şeyi beklediğim bir süreçti. Bu defa mutlaka beni anlarlar, yanlışlarını fark ederler ve beni Başkan adayı yaparlar diye düşünüyordum. Yağcılık olarak algılanmasın ama listeler yayınlanmadan hep parti büyüklerimin görebileceği yerlerde oldum, onlara her fırsatta saygı ve sevgilerimi gösterdim. Bazen büyüklerim elimi sıktı, hal hatır bile sordu. Bu defa garanti diyordum. Ama listeler açıklanınca sinirden elim ayağım titredi; heyhat, yine yoktum!

Demek beni yine anlamadılar!... Bu partiye kaç yıldır hizmet ettiğimi unuttular. Karşılığı bu mu olmalıydı? Ben olmasam bu parti olur muydu? Hadi Belediye Başkanı falan yapmadınız; hiç değilse bir dönem olsun vekil yapmaları gerekmez miydi? Vekil olmak için bende her şey vardı; Bakanlık bile yapabilirdim! Çünkü büyüklerim ne derse hiç itiraz etmeden yaparım, aynen şimdikiler gibi…

Peki, o zaman kim kaybetti? Tabi ki parti kaybetti. Bundan sonra da kaybetmeye mahkûm zaten! Asıl üzüldüğüm; partinin bu anlayışsızlığı yüzünden halkım benim gibi yetenekli bir Başkandan veya Bakandan yararlanamamış olacak!

Yıllardır kaç kere onlara oy vererek görevimi yapmadım mı? Bazen arada başka arkadaşlara da oy verdiğim olurdu ama o sayılmaz! Artık iş bitti! Bundan sonra böyle bir parti tanımıyorum. Oy moy yok onlara! Siyasi ideolocimden hiç taviz vermemiş, parti için çalışmış, kahvede arkadaşlara hep partiyi övmüşüm. Onlar ise beni bir kenara atıverdiler. Vekil değil Bakan olacak birini harcadılar. Sonucuna da katlanırlar…

Artık o partiden istifa ediyorum. Mademki beni anlamadılar, beni anlayacak birileri bulunur. Bana kimse dönek falan demesin. Ben asla dönek değilim. Amacım bendeki cevherden tüm halkımın yararlanması. Yoksa benim naçiz vücudumla toprak olacak bu değerli hazine böyle bir işe yaramıyor. Yarayabilecek bir ortam bulmak da benim görevim!

Görsünler onlar şimdi; bak ipliklerini pazara nasıl dökeceğim. Ben ilkeli bir insanım. Dün ne dediysem bu gün de söylerim. Yıllardır demek bunları boşuna savunmuşum. Artık akıllandım. Seçimlerde oyum beni anlayıp değerlendirecek partiye. Bunlar zaten bir şey yapamazlar. Ömürleri muhalefetle geçti. Şu kalan ömrümde iktidar görmek, bal tutup parmak yalamak benim de hakkım!

Konu-komşu bilir, kişiliğimden asla taviz vermedim, vermemde. Ama bunlara da oy yok! Bundan sonra kendimi ağıra satacağım. Benim kıymetimi bilecek parti kıtlığı mı var?

Bu dönem geçti, ama göreceksiniz önümüzdeki seçimlerde kesin vekilim. Ben kafama koyduğumu yaparım arkadaş! Üç günlük dünyada biraz da biz rahat ederiz hiç olmazsa. İtaatse itaat, biatse biat.

Kral öldü, yaşasın yeni kral!

*Ülkesini milletini çok seven biri.

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer TUFAN BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE