Yalancı Basın ve Radyo Tiyatrosu (İZDEN SIZAN -27 - Tufan BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 18 Eylül 2018, Salı 12:30:14

Nihayet karne günü gelmiş, Seher beklediği başarıyı yakalamıştı. İkmalsiz bu yılı da bitirmiş yüzünün akıyla köyüne dönecekti. Törenden sonra Taşköprü’den gelen minibüsün şoförünün sorumluluğunu alan yazısını idareye imzalatmasıyla sevinçle minibüse doluştular.
Yalancı Basın ve Radyo Tiyatrosu  (İZDEN SIZAN -27

Haziran ayında köyündeydi. İki yıldır evinden uzaktaysa da, ne kadar gurbete alıştım dese de, hasret hiç azalmamıştı. O, aralık sofalarından sızan alt kattaki ahırın kokusu bile bir başkaydı. Kardeşleri büyümüş serpilmişler, anasının gözündeki sevinç geceleri aydınlatmayan beş numara lambanın ışığından parlak aydınlatıyordu etrafı. Baba biraz daha ağırlaşmış, daha vakur, daha sessiz. Sanki yanına yaklaşmak biraz daha zor!

İlk günler mutluluktan sarhoş gibi geçiyordu. Üç yaşındaki en küçük kardeşi bile ona misafir muamelesi yapıyor, ailesinin bu tutumu onu mahcup ediyordu. Ancak bu durum alttan alta da gururunu okşamıyor değildi.

Köyde olmanın bir başka avantajı da Sinop’ta okuldayken takip edemediği “Arkası Yarın’ı” takip etme imkanıydı. İlk okul dört’ten beri izleyip, sevdiği bu programı yatılı öğretmen okulunda izleme şansını bulamıyordu. İlk okulda bu programı izlemesine çok sıcak bakmayan annesinin tutumu da yumuşamıştı. O da genç kız olarak o büyülü dünyaya kendisini kaptırıp , daha tanıtım müziği başlar başlamaz sınırsız hayallere dalmanın mutluluğunu artık kaygısızca yaşayabiliyordu.

Yaz tatili ile birlikte Arkası Yarın’da “Sarn Çifliği” oyunu başlamış, Seher üçüncü bölüme yetişmişti. Sunucu oyunu radyoda seslendirenleri sayarken Seher, sanki eski tanıdıklarla buluşuyormuş onlarla birlikte oyunu sahneleyecekmiş duygusuna kapılıyordu. Bunlar hemen her oyunda çoğunlukla aynı isimler olur , yalnız farklı karakterlere can (ses) verirlerdi.

Söz gelimi oyunları çoğunlukla Aytaç Yörükaslan yönetir; Korkmaz Çakar efektör görevi üstlenirdi. Seslendirenler de yine çoğunlukla “Radyo Tiyatrosu’nun kadrolu sanatçıları : Aliye Uzunatağan , Mustafa Alabora , Oya Küçümen , Selma Kutlu , Nuri Ergün Tomris Oğuzalp , Erdoğan Gemicioğlu , Kemal Kocatürk , Oben Güney , Gül Gülgün gibi sanatçılar tarafından gerçekleştirilirdi. Hele Tomris Oğuzalp! Şarkı söyler gibi, sesini duyanların en çok on beş yaşında diyeceği sesiyle çoğunlukla sevgiliyi canlandırır, Seheri büyülerdi.

Bu mutluluğu yakalamak için her gün saat 10’a kadar işleri planlamak on’da radyo başında olmak lazımdı. Ama son günlerde Arap-İsrail gerginliği dolayısıyla babasının da radyoya ilgisi artmış, fırsat buldukça haberleri izlemek için radyoya el koyuyordu. Böyle zamanlarda Seher’in akşam saat yirmi ikiyi beklemesi gerekiyordu ki o zaman da evde kimseye sezdirmeden radyo izlemek durumunda kalıp yorgan altında kısık sesle izlemek son çare olarak baş vurduğu yol oluyordu.

Bu arada tüm yetişkin erkekler gibi Yemen’de askerlik yapmış komşularından Azıncı Dede’nin babasına yakınması dikkatini çekmişti.

Azıncı Dede kısa dalga Arap radyolarından takip ettiği Arap İsrail savaşı ile ilgili bizim Ankara radyosunun vermediğini: Ankara Radyosunun yalnızca 5 Haziranda savaşın (Arap İsrail savaşının) başladığını verdiğini başka ayrıntıdan söz etmediğinden şikayetle, hal bu ki çeşitli Arap radyolarından izlediği kadarıyla Mısır ordusunun doğuda İsrail sınırından içeri girdiğini, İsrail sınır birliklerini mağlup ettikten sonra içeriye doğru ilerlediklerini, Kuzeyde Suriye ve Lübnan’ın kahramanları Golan tepelerinden düşmana hücum ederken bir çok kayıp verdirdiklerini, Arap Avcı uçaklarının yirmiyi aşkın İsrail jetini düşürdüğünü söylerken: 182 Kilohers’den(kHs) 120 Kw gücünde yayın yapan Ankara Radyosu’nun hiç bunlardan bahsetmemesinden yakınırdı.

Bu konuşmalardan sonra Seher evdeki kızdırmalı radyodaki haberlere daha bir dikkat eder olmuştu.

 

Savaş! Gerçekten ne kötü bir durum. İnsanlar temel ihtiyaçları için harcayacakların paraları, çocuklarının boğazlarından kesecek, silah, cephane alacak, hem de rakiplerininkinden daha iyisini, daha yenisini, daha çoğunu alacak, birbirlerini yaralayıp, öldürecek, çocuklar babasız, amcasız , ağabeysiz kalacak, özlemleri acıları kalanlarda ömür boyu sürecek, tarlada bahçede çalışacak eve ekmek getirecek, bulunamayacak, belki evleri ocakları yıkılıp aç, açıkta, korunmasız kalacaklar, yaralanıp sakat kalanlar yine ömürlerinin sonuna dek eksiklikleriyle acılarıyla yaşamak zorunda kalacaklar, çevre, doğa tahrip olacak…

İyi de kim kazanacak bu kadar acı, yıkım ve kıyımdan sonra…

O zaman bu savaşlar neden yapılırdı!?…

 

Bir de bu savaşan taraflara bakınca şaşırmadan edemiyordu. Küçücük bir devlete karşı koca Arap dünyası!

Haziran’ın 12’sinde “öğlen ajansında” Ankara Radyosu savaşın bittiğini, Arapların savaşı kaybettiğini söyleyince Seher’in (zayıf olduğu için) gizlice (babası Araplar’ı destekliyordu) desteklediği İsrail’in kazandığını öğrenince hem sevinmiş, hem de şaşırmıştı.

Peki Azıncı Dede’nin savaş esnasında Arap Radyolarından duyduğu?!

Arap radyoları savaş boyunca halklarına yalan söylemişlerdi.

Gerçekte ise:

Birinci Gün:İlk saldırı 5 Haziran günü 07:30'dan itibaren İsrail’den geldi. İsrail savaş uçakları Mısır,Suriye ve Ürdün havaalanlarını bombalamaya başladılar. İsrail uçakları, Mısır radarlarına yakalanmamak için Akdeniz üzerinde çok alçaktan uçarak, Mısır'ın Batı sınırlarına ulaştılar. 5 Haziran günü akşamı olduğunda 16 Mısır havaalanı yerle bir edildi. 280 Mısır uçağı,52 Suriye uçağı, 20 Ürdün uçağı ve bir çok da Irak uçağı henüz yerdeyken tahrip edildi. İsrail bu ani baskınla Arap ülkelerinin bütün hava kuvvetlerini neredeyse yok etmiş oldu. Suriye, Irak, Ürdün, Cezayir, Yemen, Sudan, Kuveyt ve Suudi Arabistan İsrail´e savaş açtı. ABD tarafsızlığını ilan etti.

Mısır ve Lübnan yenilgiye kabul etti. Suriye bir müddet daha direndi.İsrail “Golan Tepeleri” işgal edince…

6 gün savaşında İsrail, topraklarını yaklaşık dört kat genişletmişti. Golan tepeleri, Kudüs'ün tümü, Batı Şeria, Sina Yarımadası ve Gazze İsrail'in kontrolüne geçmişti.

Şimdi İsrail’i destekleyen Seher yıllar sonra İsrail’i, arkasındaki Amerika’yı öğrenip; ezilen, topraklarına el konulan Filistin’in gönüldaşı olacaktı.

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Tufan BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE