Yaz Geliyor - Murat YILMAZER

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 24 Mayıs 2022, Salı 12:12:43

Malum, yaz sezonu başlıyor.
Yaz Geliyor
Ben size şimdi Sinop’ta yaz sezonunda olacakları ve konuşulacakları birkaç kelimelerle anlatayım, Şimdiden söyleyeyim, demedi demeyin bir otel fiyatı tek gecelik kişi başı en azami 450 TL olur en üstüne 850 TL olur yani bir kahvaltıya kişi başına 100 TL yazılabilir fakat buna sahanda yumurta veya menemen isterseniz kişi başı 150 TL’ye çıkar. Gelelim sahillere. Şezlong ve şemsiye kiralama en az 75 TL olur, plaj giriş fiyatları 60 TL olur, ev kiraları günlük kaçak olanlar en az 400 TL olur, kayıtlı olanlar da 700 TL’leri bulur. Apartlar da az olmaz hani en az 300 ile 450 arasında olur. Lokantalarda çorbalar en ucuzu 15 TL en pahalısı 30 TL olur, bir nokul bir yerde 30 TL iken başka bir yerde 60 TL olabilir. Taksi ile havaalanı veya otogara gidecekseniz en az 100 TL olur. Bir bira yeri gelir 50 TL olur yeri gelir 100 TL, olur bir tabak mantı 70 TL olur, en az 50 TL olur. Çaya zam geldi, en düşük bir çay 4 veya 5 TL, olur yerine göre 20 TL’ye veren yerler de çıkabilir. 1 kg tatlı 300 TL olur… Peki ben bunları neden yazıyorum, bunların hepsi olacak çünkü ondan yazıyorum! Arkadaş, akaryakıta zam geliyor, adam evini boya yaptıracak örneğin geçen sene 1.000 TL’ye yaptırmış bugün 3.500 TL istiyorlar, ‘çok değil mi?’ deyince A’dan Z’ye her şeye zam geldi diyorlar. Bu arkadaşlar galiba mazot ya da benzinle çalışıyorlar sanırım! Benzine, mazota zam geliyor otelci zam yapıyor, zam geliyor şemsiye ve şezlong fiyatları artıyor. Yani demek istediğim bu şartlar altında adam ne diyor bu sefer ‘ben Akdeniz’e gitseydim daha iyi’ olurdu diye mırıldanıyor. Ama Akdeniz’de Hamsilos yok ki! Fakat Hamsilos da yapım aşamasında şu sıralar. Yolları, yürüyüş alanları, bisiklet yolları vs düzenlemeleri yapılıyor. Yarın buraya araçla girişlerde paralı olabilir. Gerçi Hamsilos’a şuan zaten paralı giriliyor, Özel İdare işletiyor, şirket yani. Karakum ona keza. Şimdi durumlar böyle iken inşallah alt yapı olarak sıkıntı çekmeyiz, susuz kalmayız, tedbirler alınmıştır sanırım. Çünkü bu halk pandemiden dolayı evinden 2 yıl boyunca çıkmadı. Yarın biz de yazarız ‘Sinop’un nüfusu 1 milyona yaklaştı’ deriz. Bir de meydan var o, daha berbat durumda, inşallah biter 3 - 5 aya ama hiç de bitecek gibi durmuyor, ortalık toz duman, yıktılar geçtiler. Geçenlerde yazdım ‘ortalık toz duman’ diye yani en azından iki saatte bir sulansa o bölge bu kadar sorun olmaz, millet tozun toprağın içerisinde yemek yiyor, yazıktır günahtır, yapmayın az bir insanoğluna iyi bakın, sağlığını düşünün. Ayıp ayıp vallahi ayıp şu olan hadise. Kısacası sıkıntılı bir yaz bekliyor Sinop’u. Çünkü çoğu mekan üç beş masa ile kapatırlar. Ya bir lahmacun 20 TL olur mu, yazıktır günahtır. Her neyse yeni bir yönetmelik mi desem yoksa uygulama mı desem Milli Eğitim Bakanlığı köy okullarını açmaya karar vermiş, ne için tarıma dayalı eğitim öğretim yapacaklarmış, ulan kargalar güler bu işe, köy mü kaldı hemşerim, en azından 1 - 2 örnek vereyim Bürnük’teki okul çürüyor. Hani ahır yapsan bağlayacak hayvan yok. Gel Çattepe’ye, gel Çerçiler’e, gel Bektaşağa YİBO’ya, orası ona keza. Taşımalı eğitim dediniz cortladı, yani köyde insan kalmamış eğitim öğretim yapılacakmış. Neden kapattınız kardeşim o zaman, neden o köylüyü köyünde tutamadınız, neden destek olmadınız, şehirlere göçü engelleyemediniz onun hesabını yapın. Bak sen devlet olarak köye dönüş projesini hayata geçirin ve cazip hale getirin, zaten insanlar artık sıkıldı şehir merkezlerinden, köye dönseler ne yapacaklar. Traktör alsa en kötü traktör 500 bin lira, alet edevatı ile 800 bin lira eder. Tarla ekse mazot pahalı, gübre alsa pahalı, sen bir kere devlet olarak seçeneğini sun ki cazibesi olsun veya öner vatandaşın işine gelirse zaten döner köye. İnsanlar zaten mutsuz. Bazı kesim var helal haram demeden yiyor içiyor ondan sonra millette para var sözü dönüyor, nah var! Olan sosyal medyadan duyuruyor zaten, onu da bazı siyasiler olmayanlara mal etmiyor, ‘halk memnun’ diyor, işte bu sosyal medya anamızı böyle ağlatıyor! Sonra masayı çekiyor ‘var da bu bizde’ diyor, adama bir bakıyorsun çakallıkla kurmuş masayı, ayda yılda bir masa kur, at sonra bu adam böyle yaşıyor zannetsinler. Bu durumda olan garibana oluyor. Yine diyorum sosyal medya hayatımızı mahvetti. Yarın bir gün bu milleti doyurmak yerine artık hapla idare ettirirler. Bir hap yutarsın iki gün yemek yemeye gerek kalmaz, nasıl olsa sosyal medya karın doyuruyor! Yarın bas bas bağırırız ‘ne oldu bize’ diye. Millet sosyal medya manyağı oldu çıktı. Ben de kullanıyorum bu arada fakat o kadar aktif değilim. Çiçek, böcek, doğa fotoğrafları paylaşırım veya çok samimi arkadaşlarla paylaşım yapıyorum… Saygılar.

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Murat YILMAZER Yazıları
E-GAZETE