BAYRAMLARIMIZ - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 19 Haziran 2018, Salı 15:07:30

Önceki yazımızda "Eski ramazanlar diyelim mi?" başlığı ile 40-45 yıl önceki köylerde yaşanan ramazan ayından bahsetmiş ve bir bakıma anılarımızı tazelemiştik.
BAYRAMLARIMIZ
Bu yazımızda ise daha önceki yazılarımızda da ara ara yer verdiğimiz üzere çocukluğumuzda geçen köy bayramlardan bahsetmek böylece sizlerlede hasbihal etmek istedim.

Geçmiş yıllarda bayramla ilgili yazdığım yazıya;

Evde bayram köyde bayram.

Helva hazır gelsin ayran.

Bizde böyle geçer bayram

Güzeller hoş Gönüller hoş!..

Şeklinde bir gerdanlıkta koymuştuk.

Bu yazımda da 1990 yılına kadar Boyabat'a bağlı olan Saraydüzü'nün İlçe yapılmasıyla Saraydüzü ilçemize Bağlanan Akpınar yöresi köylerindeki eski bayramları hatırıma geldiğince sizlere aktarmaya çalışacağım.

Bizim çocukluğumuzda köylerde bir kişinin çıkıpta toplu yemek verme şans ve imkanı yoktu. Âmâ köylülüklerimiz çok güzel bir yöntem geliştirerek beraberce iftar yapma imkanını bulmuşlardı.

Genelde tüm civar köylerde Arefe günü her evde o gün ne pişirildi ise tabaklarla köylüler köy konağına getirir serilen sofralarda kimin yemeği kimin masasına gittiği belli olmadan dağatılır ve tüm köylüler beraberce iftar ederlerdi.

Bayramın birinci günü ise sabahleyin dört köyün mezarlığı bir arada bulunduğu için herkez bişi diye adlandırılan ince açılmış yufkadan sütle yapılan ekmekten 7'şer çift getirir di.Hatta bu yedi çift ekmeğe bir de garipler hakkı olarak bir fazla ilave edilir böylece dört köyün adamı ve varsa msafirler bir arada bayramın ilk sofrasını beraber paylaşırlardı.

Bayramın birinci gününden başlamak üzere dört köy sırası ile birbirini ziyaret eder dört gün boyunca hergün bir köyde bayramlaşma yapılır yemekler yenilir ve sohbetlerle kaynaşma tamamlanırdı.Hiç unutmam o dönemin en önemli tatlısı sarı burma ve incir uyuşturması idi.

O zaman insanlar bugüne göre daha dar bölgelerde yaşıyorlardı ulaşım imkanları şimdiki gibi değildi.Bu nedenlede 4 gün boyunca birbirlerini ziyaretlerle zaman geçirirlerdi.Güzelde kaynaşma olurdu.

Kadınlarımız ise köylerde toplu halde salınhcaklar kurar maniler söyliyerek çok güzel eğlenceler tertip ederdi.Bugünle kıyaslandığında ve doğrusunu söylemek gerektiğinde, insanlar dar bölgelerde daha kıt imkanlarla bugünden daha güzel eğlenirler daha güzel ve daha sade yaşarlardı.Saygı sevgi sanki dahada yerindeydi gibi düşünüyorum.

Yaklaşık 50 yıllık gurbet hayatımda mübalasız 40 yıldan fazlasını bayramlarda köyümde geçirmeye çalışmışımdır.

Ramazan arefesi köy konağındaki o iftarlar gönlümde çok güzel anılar ve derin bir muhabbet iksiri barındırmaktaydı.Bayramlar ona keza.Ama özellikle son yıllar bu durumdan haz almamaya başladım. Yanlış olmasın insanların imkanları arttıkça daha riyakar davranışlar sergilemeye başladılar.Herşey gösterişe dönünce de sadelik/samimiyet kayboldu ve tat kaçtı.

Ayrıca saygısızlıklar uyanıklık olarak kabul görmeye başladı.Köy yemeklerinde gurbetten gelenlere biraz daha itimam gösterilirdi.Şimdi birçoğundan duydum köyün insanları oturuyormuş dışarıdan gelenler ayakta kalıyormuş.Birey olalım derken insanların birbirlerine karşı saygısız ve sevgisiz bakması avrupai bir hayata dönüşmesi geleneklerimizin/örfümüzün yerlere serilmesine neden oldu.

Millet olarak bireylerin güçlenmesi güzel olsada ferdiyetçilik yaygınlaştıkça dayanışma ve gönül bağları azalmaktadır.Bu durumda bayramların ve diğer özel günlerin önemine gölge düşürmektedir.

Belki de budurumun yansıması olarak sevgiler geliş gidiş gibi muhabbetler azalmaktadır.

Biz diliyoruz ki bayramlarımız bayram ruhuna ungun icra edilsin ve maksadı aşan gereksizliklere itibar edilmesi.

Selam ve dua ile

Herkesin bayramı kutlu olsun!...

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE