DENİZ ŞEHİTLERİNİN TORUNLARI - TUFAN BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 02 Aralık 2019, Pazartesi 11:45:21

 DENİZ ŞEHİTLERİNİN TORUNLARI
 30 Kasım 1853’te Rus Donanmasının Sinop baskını sonucu yanan donanmamız ve ölen askerlerimizi 166.  felaket yılında yine andık.

 Yaşadığımız sıkıntıların da başarılar gibi unutulmaması, bu hatalardan ders alındığı oranda değerlidir.

 Bu nesnel durumun yanında bir de işin manevi boyutu var.

 Nesnel durumdan ders çıkardık mı?

Tartışılır …

Manevi boyutunun şehitlerimizi tatmin etmediğini sanıyorum.

 Gerçi aradan geçen 166 yıl sonra onları hatırlayarak dedelerine manevi borçlarını ödediklerini düşünüp huzur bulan torunları oldukça çok (görünüyor ) …

Ben onlardan farklı düşünüyorum.

Hem de 2015 yılından bu yana…

Neden 2015’ mi?

2015 yılında Tersane’deki Şehitler Çeşmesinin Kitabesindeki “1853 Rus baskını sonunda şehit olan askerlerin üzerlerinden çıkan paralarla yaptırılmıştır” açıklama yerine, çeşmenin üzerindeki Osmanlıca yazılmış, zamanın padişahına övgüler yağdıran kitabenin Türkçe çevirisinin asılmasından sonra şehitlerin manevi sorumluluklarının Sinopluya bindiğini düşündüğümden…

 Böylece 2015 yılına gelinceye kadar Sinoplunun hatta Sinop’a gelen ya da ansiklopedilerden Şehitler Çeşmesi ile ilgili bilgiler okuyanların bildikleri,inandıklarının tersine bir kitabe çıktı ortaya.

Konu ile ilgili ilk yazıyı da o zaman (1 Temmuz’da) yazmıştım.(*)

                Siz de diyeceksiniz ki “ çeşmenin üzerindeki ( sabit) kitabede Osmanlıca “Osmanlı devletinde ve dinde bol olan mükafat uğrunda rahmet denizinde boğulan ve şehitlik kevserini içecek kadehi olan namlı şehitlerin güzel ruhunu rahatlatmak için padişah hazretlerinin iyilik etme mayası sayesinde hayır sahipleri tarafından inşa kılınan çeşmesi bol uğur sayılan eserlerdendir. Yazıyor(muş). Onlar da Türkçe çevirisini yapmışlar. Ne yapsalardı?

Bir çoğu da öyle diyor zaten!

 …

 Öylemi?

Öyleyse sorgulayalım!

Çevirinin Türkçe anlamı: Osmanlı’daki rahmet denizinde çok mükafat (biraz aç gözlü idiler) uğruna boğuldular. Boğularak Şehitlik içkisini kadehten içen şehitlerin ruhları gene de rahat değil. De, onların güzel ruhunu rahatlatmak için padişah hazretlerinin mayasında bulunan iyilik etme özelliği yüzünden hayır sahipleri tarafından yaptırılan, bol şans sayılan eserler biridir.

Bence bu Osmanlıca yazılmış kitabe,  zamanın siyasilerinin ve veya yerel uzantılarının politikalarına uygun yazılmış, yazdırılmış bir kitabe.

Aradan geçen bunca zaman gözetildiğinde; tarihi sayılmasına rağmen, tarihe hiçbir gönderisi olmayan: Hem gerçeklerle, hem vicdanla, ahlakla örtüşmeyen, zamanın iktidar yanlısı güzelleme.

***

 

Niye mi?

Bu kitabeyi okuyanlar; bu eserin (çeşme), yöneticilerin beceriksizliği sonucu 4.000'in üzerinde bazı kaynaklara göre 2.700 yoksul Anadolu çocuğunun ölümü(O kadar beceriksiz yöneticiler ki ölen askerlerinin sayısını bilmekten aciz) , şehit ettirilmesi anısına yapılmış eser değil de:

 “Bazı aç gözlülerin Osmanlıda ve dinde oldukça fazla olan ödüller için merhamet denizinde boğuldukları; Boğularak Şehitlik içkisini kadehten içenlerin ruhlarının gene de rahat olmadığı düşünülerek; Padişah onların güzel ruhunu rahatlatmak için ara ara(her zaman değil) yaptığı gibi bu yapının hayır sahipleri tarafından yapılmasına izin verdi. ”   Gibi bir miktar aç gözlü için yapılmış çeşme, anlamı çıkıyor.

 …

Eserin yapılış sebebinin,  Rus’ların 30 Kasım 1853 tarihindeki Sinop Baskını olduğu bilinince ise;O yoksul çocukların: ‘ rahmet denizinde’ değil, Kara Deniz’de, boğulduğu(boğdurulduğu); mükâfat uğruna değil, vatan uğruna yittikleri(en azından kendileri, aileleri ve çevreleri öyle biliyor); cennete gidenlerin ruhlarının rahatsız olduğunu nasıl tespit ettiniz de rahatlatmak uğruna yapıyı gerçekleştirdiniz!?; padişahın mayasındaki iyilik etme niteliği, nasıl bir niteliktir ki, (onun veya komutanlarının) beceriksizliği nedeniyle ‘yalnız asker alma döneminde hatırlanan Anadolu çocuklarının’ katledilmesinden sonra onlar adına (yalnızca bir) çeşme yaptırılmasına izin veriyor. Böyle uğursuz bir olaydan sonra, nasıl bol şans sayılan eserlerden olsun! İfadeleri insan(!) olanın aklına geliyor. Ve “Bu kitabeyi yazsa yazsa zamanın iktidar yandaşları yazmıştır” hükmünden başka sonuç düşünülmüyor.

               

O kadar para askerlerden çıkmazmış. Paranın yarısını Abdülaziz, yarısını yöneticiler karşılamış vesaire...

 Dört bin askerin cebindeki para denizde eridi mi?

O kadar askerin cebinden bir çeşme parası çıkmadı ise sorumlu kim!

  ...

  Anlamazsın diye cevabını ben vereyim. Senin, bu gün dahi övgü düzme peşinde olduğun Padişahın baş sorumlu!

 ...

                Yapının parasının, yarısının padişah, kalanının yöneticiler tarafından ödenenle yaptırılsa bile, az ya da çok, askerlerin cebinden çıkan paralara ne oldu? Borsaya mı yatırıldı?

4000 ölen askerin cebinden bir çeşme parası çıkmamışsa bunun sorumlusu, bu çocukları böyle sefil bırakanlar değil midir?

Becerisizliği yüzünden(Senin hafsalan almaz diye açıklayalım. Baskını yiyen donanma komutanlarının sorumluluğu da iktidarındır.) katledilen 4000 Anadolu genci için çeşmenin yarı parasının padişah tarafından verilmesi lütuf mu?!...

Hala kendi çocuklarını yok sayarak, iki yüz yıl öncesinin egemeninin(Padişah Abdülmecid) kusurlarını örtmek, onu övmek, yüceltmek adına tarihi gerçekleri gizleme, değiştirme çabası içinde olanların (konjoktüre uygun) kitabe değiştirmek gibi eylemleri görmezlikten geliniyorsa şehitlerimize karşı olan manevi borcumuz katlanarak artacaktır.

                                                                                                                                                                           30/11/2019

(*) http://sinoppusulasi.com.tr/makale/sehitler-cesmesi-3-741.html

                                                                                                                                            

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer TUFAN BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE