KADINLAR GÜNÜ VE AİLE EĞİTİMİ. - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 10 Mart 2022, Perşembe 12:04:32

Kadınlar günü, lügatlerde "dünya emekçi kadınların" günü olarak tarif edilmektedir. Türkiye'de de ‘kadınlar günü’ olarak kutlanmaktadır. Günün tarihçesine bakınca; ABD'nin New York kentinde 1857 yılında 40 bin dokuma işçisinin daha iyi şartlar istemesiyle başlattıkları grev sonucunda çıkan yangında çoğu kadın 129 işçinin yanmasına atfedildiğini görebiliriz.
KADINLAR GÜNÜ VE AİLE EĞİTİMİ.
Birçok ülkede kutlanan güne adını veren “kadının”2022 yılında Türkiye de durumu nedir ve kadın denince Türkiye de ne anlaşılır. Kadınlar gününde yapılan törenler ve hamasetle atılan nutuklar kadın gerçeğini değiştirecek ve başka bir anlam yükleyecek durumda mıdır? Kadınlarımız kocadan veya diğer aile fertlerinden, dayak yiyor mu? Kadınların çoğu aşağılan mıyor mu? Hakları görmezlikten gelinmiyor mu? Onlar için yapılan göstermelik sığınma evleri açılırken, kadının hak ve hukukundan bahseden nutuklar yeterli oluyor mu?
Bu faaliyetlerle kadına saygılı davranılmış olunuyor mu?
Kadın haklarından sıkça bahsederken hakkın, nasıl ve kim tarafından kullandırılacağı veya kullanılacağı konusundan bahsediliyor mu?
Pekiyi, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi hakkında ki kanunun TBMM'de görüşüldüğü (7.3.2012)günde ve bu gün (7.3.2023) haklarından bahsettiğimiz kadınlar aile ve toplum içindeki haklarını nasıl bilecek ve nasıl kullanacak?
Diyelim ki kadınlar için kanunlar yapılıyor ve kadınlar her türlü haklarını biliyor!. Pekiyi o hakkı kadına hangi egemen erkek veya hangi töreci aile kullandıracak?
Bunun bir karşılığı var mı?
-Evinde ekmek parası yokken bakkala borç yazdırıp sigara ve bira içen kocamı?
-Gecenin bir saatinde eve sarhoş gelip, rezilliği bayram sanan ve eften püften işleri mesele yapıp eşini döven kocamı?
-Cebindeki parayı kuruşuna kadar kumara verip de "açık senet" imzalayan kocamı?
-Akşama kadar kahve köşelerinde miskin, miskin oturup üzerine koku sinmiş, leş gibi eve gelen kocamı?
-Gün boyu ayni şartlarda çalıştıkları halde eve gelince hanımından yemek, çay ve kahve ikramı bekleyen ve işin bir ucundan tuttu vermeyen kocamı?
-Cehaletin pençesinden çıkamamış kızlarına yok yere töre uygulayan cinayet şebekesi aileler mi?
İşin esası kadının hakkı olması değil haklarını aile ve cemiyet içinde nasıl kullanacağı ve kullandırılacağıdır.
Konfüçyüs: "Adil Hükümdar Olursa Kanunsuzda İdare eder" diye boşuna söylememiştir.
O halde; hakların yazılması ve kanun haline gelmesi yeterli olmayıp kadının hakkını nasıl kullanmasının gerekliliği önemli.
Aslında, "kocaları kahve köşelerinde otururken" tarlada çalışan, köylerde mala davara bakan, hak etmediği halde horlanan itilen kakılan hakkı hukuku "iş görmek" olan taşralı kadınlarımızla, eğlence ve dinlence yerlerinde, sermaye olarak görülen "konsomatrislerin" durumu kadınlarımız arasındaki fark düşünülecek kadar derin görünüyor. Bu şartlar altında dünyada olduğu gibi Türkiye'de de "Dünya Kadınlar Günü" kutlanıyor.
Ama yeteri kadar somut deliller ortaya konularak "Aile Eğitimi üzerinde” durulmuyor.
Kadına karşı kocadan veya aileden gelen şiddetin "Eğitim Yoluyla "düzeleceğine en azından azalacağına inanıyorum.
Ama bu konuda yapılan yeterli çalışma da göremiyorum.
Her kadına baş tacı olduğunu bilme ve mutlu bir aile ortamı diliyorum.
Hoşça kalın.
Nezih Yıldırım
7.3.2022
 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE