Kaz - Tufan BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 12 Aralık 2018, Çarşamba 11:18:55

Ülkemiz ekonomik olarak oldukça zor günlerden geçiyor.
Kaz
Her ne kadar bu sıkıntı hepimizin, birlikte paylaşacağız dense de…

Bunun sıkıntısını çok ağır olarak orta ve yoksul halk çekiyor.

Ancak..Yoksullar için bu zor durum bazıları için ‘ballı kaymak tatlısı’ benzeri kazanç,fırsat kapısı halini almış durumda.

Krizin başlangıcında örneğin Ağustosta 2018 bir lira olan malı -dövizin bir yıl öncesine görü %95 ‘artmasını gerekçe göstererek – yüzde yüz den fazla artırıp iki, iki buçuk katına satan esnaf, bu gün döviz yaklaşık -çıkışa göre-%50 düştüğü halde fiyatları tepede sabitlemiş görünüyor. Böylece de çaresiz, sahipsiz vatandaş bu oldu bittiyle karşı karşıya bırakılmış durumda kalıyor. 

               Bu arada hükümetimiz bindirim (!) sahiplerinden hiç olmazsa Ocak ayına kadar ürünlerde % 10 indirim isteyip ‘Enflasyonla top yekün mücadele’ isimli kampanyayla bu zorlukları aşmak için kendince önlemler alıp, uygulamaya koyuyor da…

Sözde hükümete destek veren esnaf, %100’ ü aşan zam yaptığı ürünlerden bazılarını indirmiş göstererek eskiye göre bir misli daha fazla kazanıyor. Bunu yaparken de lütuf yapmış gibi kahraman edalarına bürünüyor.

               Bazıları ise onu da yapmayıp, fotoğraftaki gibi indirim yapmış gibi gösterip bizi tamamen kaz yerine koyup yoluyor.

               Kaz yolmak, yoldurmak milletimizin yabancı olduğu uygulama değildir. Binlerce yıldır yapılan, yaptırılan uygulamadır. Yani alışığızdır. Ancak yine de usul erkan gerektirir. Bu kadar açık yapılınca insanın zoruna gidiyor. Bir öyküyle durumu açıklayalım da bizi yolanlar, yolduranlar biraz zahmete girip işlerini “ ciyaklatmadan” yapsınlar.Yoksa küseriz valla!

***

              

 

                  Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil'i kıyafet gezmeye karar

            vermiş.Yanına baş vezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında

            çalışan yaşlı bir adam görmüşler..

                  Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş.

            Padişah, ihtiyari selamlamış.

                  " Selamünaleyküm ey pir'i fani..."

                  " Aleykümselam ey serdar'ı cihan..." Padişah sormuş.

                  " Altılarda ne yaptın ?"

                  " Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor..." Padişah gene

            sormuş.

                  " Geceleri kalkmadın mı ?"

                  " Kalktık...Lakin, ellere yaradı..." Padişah gülmüş.

                  " Bir kaz göndersem yolar mısın ?"

                  " Hem de cıyaklatmadan..."

                  Padişahla baş vezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar.

            Padişah baş vezire dönmüş.

                  " Ne konuştuğumuzu anladın mı ?"

                  " Hayır padişahım..." Padişah sinirlenmiş.

                  " Bu aksama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım."

            Korkuya kapılan baş vezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla

            dere kenarına dönmüş. Bakmış adam hala orada çalışıyor..

                  " Ne konuştunuz siz padişahla..." Adam, baş veziri söyle bir

            süzmüş.

                  " Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın

            söyleyeyim.."

                  Baş vezir, yüz altın vermiş.

                  " Sen padişahı, serdar'ı cihan, diye selamladın. Nereden

            anladın padişah olduğunu.."

                  " Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü padişahtan başkası

            giyemezdi.." Vezir kafasını kaşımış.

                  " Peki, altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor ne

            demek..."

                  Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha almış.

 

                  " Padişah, altı aylık yaz döneminde çalışmadın mi ki, kış günü

            çalışıyorsun, diye sordu. Ben de, yalnızca altı ay yaz değil, altı

            ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz dedim." Vezir bir soru daha

            sormuş...

                

                  " Geceleri kalkmadın mı ne demek ?"Adam bir yüz altın daha

            almış.

                  " Çocukların yok mu diye sordu..Var, ama hepsi kız.

            Evlendiler, başkasına yaradılar, dedim..." Vezir gene kafasını

            sallamış.

                  " Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne demek..." Adam gülmüş.

                  " Onu da sen bul..."

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Tufan BİLGİLİ Yazıları
Kaz
E-GAZETE