LİYAKAT - Murat YILMAZER

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 20 Mayıs 2022, Cuma 07:44:53

Liyakat ne demektir, devlet terbiyesi almış vatanını milletini ülkesini üstün tutmak, makamı doldurmak, işin ehli olmak, işlerinde bilgi beceri başarı etmiş ve yeteneğinin olduğunu ortaya koyanlara ‘liyakat sahibi insan’ denir ve güzel hizmetler yapabilen kişilerde olur bu tanımlama.
LİYAKAT
Sen şimdi tut siyaseti kullanarak iki lafı bir araya getiremeyen, tükürdüğünde yüzüne gözüne tüküren insanları ve kişileri devletin üst makamlarına yerleştir ondan sonra bu kişiden hizmet, başarı, liyakat bekle. Yok kardeşim olmaz, çünkü örneğin siyasetten dolayı bir makama gelmiş, oturmuş ise yavşak yavşak, gerine gerine o koltukta otururlar ve iş yapacak memurun, şefin, amirin de şevkini kaçırırlar ve altında olan kişiler işi yapmazlar. Çünkü becerisi yok, sadece orada oturur, işte ülkenin geldiği nokta bu. Sen işinde başarılı insanları geri çekersen, siyasetçinin kucağına atarsan, becerisi olmayan bir kişiyi ondan sadece siyasetçi memnun olur, işte ülkenin geldiği nokta bu. Başarılı bürokrat geri çekilirse yani kızağa, gelen de kızağa alınan kişinin o makamda otururken yapmış olduğu hizmetlerinin tersini yaparsa işte orada ne başarı ne de hizmet bekleme. Sizlere küçük bir örnek vereyim; ilçemizin birinde bakın bu olan bir hadise ve kendini öyle bir servis etmiş ki siyasetçilere Allah derken dinleyen siyasetçinin gözlerini dolduruyor ve bu siyasetçilerde bu kişiyi bir makama oturtuyor. İlk icraat Atatürk düşmanlığından başlıyor, sonra yaptırımlar başlıyor, geceler düzenleniyor, turlar yapılıyor fakat ne hikmetse genelde baş örtülüler bu makamdaki kişinin istediği tarzda olduğundan dolayı başı açıklar fazla ön planda olmuyor, yani ayrımcılık yapıyor. Ama Allah ya işte adamı çarpıyor. Ne oluyor siyaseten geldi ya o makama, koltuk şişkin ve görünümü var, tutuyor bu yavşak ona buna sarkmaya başlıyor, kızları erkekleri rahatsız ediyor, mesajlar atıyor ve bunlar kayıt altına alınıyor ve daha sonra aileler şikayetçi oluyor ve bu makama gelen kişi hemen o ilçeden ayrılıyor ve o siyasetçi de gerine gerine geziyor. Kimsenin sağı solu oynamasın, yavşak da olmasın! Şayet bu işi bana hangi siyasi sorarsa ona derim kim olduğunu. Bir de bunu bilip de safa yatanlar olur fakat her şeyi bilirler, işlerine gelmez işte yani kısaca sen imamı müezzini tutup da ‘bu adam Allah diyor’ diyerek makama oturtursan o imam, müezzin de birilerini kendi kucağına oturmak ister! Onun için her ‘Allah’ diyen Müslüman olmuyor. Tabi bu siyasetçinin de bu kişinin böyle bir şey yapacağı aklına geliş miydi diye bana sorarsanız vallahi köpek kuyruğunu kıstırıp kafasını da yere doğru getiriyorsa o köpekten bir halt olmaz. Sen kurdun hiç kuyruğunu kıstırarak kaçtığını veya kafasını öne eğdiğini gördün mü? ben bilmem, onun için makam mevkilerde liyakat sahibi insanlar olmalı, işlerinde başarı elde etmiş ve o işin okulunu okumuş yüksek lisans yapmış tez yapmış doktora yapmış kişilerin makamlara gelmesi gerekmekte. Siyaseten geldi ise kusura bakmayın o işten bir cacık olmaz. Bir de tekrar söylüyorum; şu internet hayatımıza girdiğinden beri vatandaş da muhatap olmuyor artık amirler, memurlar. Acaba diyorum hani millet internetten işlerini hallettiği için amire, memura vatandaş garip mi geliyor ki tutup da ‘internetten yapacaksın’ diyor! Ne garip değil mi? Şimdi köylü dayım gelmiş köyden, resmi dairede işi var ve oradaki memur diyor ki ‘dayı, emmi, amca internetten başvuracaksın’ diyor. Ulan adamın elinde telefonu yoksa ne yapacak bu vatandaş? İşte böyle yavşak memurlar da var! Yapıver işte elinin altında, yok işi yokuşa sürecek yavşak! Saygılar…
Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Murat YILMAZER Yazıları
E-GAZETE