MEMLEKETİMİZİ İHMAL ETMİYELİM! - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 30 Temmuz 2018, Pazartesi 13:26:59

Bendeniz belkide ayni şeyleri yıllardır tekrarlayıp dururum.Her hemşehrimiz yıllık kazancının en azından bir ayına tekamul eden miktarını memleketimizde harcasın ve çocularını memleket kültüründen uzak yetiştirmesin şeklinde yazıp çiziyorum.
MEMLEKETİMİZİ İHMAL ETMİYELİM!
Kişisel olarakta kıt imkanlara rağmen dediklerimi uygulamaya çalışmışımdır.Bunları yaparken çoğukez en yakın akrabalarıma bile kızdığım onları kendimce eleştirdiğim de olmuştur.

ÇÜnkü insan en yakınlarından bile beklediği ilgiyi göremeye biliyor.Kardeşimiz bile biz ilgi göstermemiş olsa ginede memleketimizle ilgilenmeli gelip gitmeliyiz.Hiç bir vatan parçası insanın ata vatanı gibi olmaz ve özellikle ata diyarı yaşlılıkta insana huzur verir.

Son bir yılda işimdeki hafifleme nedeniyle birbakıma işin hafiflemesini fırsat açevirdim ve köyüme bir ev yaptırdım.Biraz büyükşehirlerden kaçma birazda inşaat bahanesiyle memleketimi diğer yıllara oranla daha fazla ziyaret ettim.

Bu seferde elektrik aboneliği ve ev temizliği ayrıca mutfak dolaplarının takılması gibi sebeplerle 15 Temmuz 2018 Pazar sabahı kalktığımız gibi koştuk memlekete.Saat 12.30'da Kargı'da idim. Mutfak dolaplarını takacak ustayı aradım, öğle yemeği yemeyin ben getireceğim dedim.Ve Köydende katılanda olabileceğini düşünerek fazlaca yemek alarak Saraydüzü/Cuma köyüne de uğrayıp büyük ablamıda alıp Hanoğlu köyüne geldim.Köye geldiğimizde ise ustalar tam da işlerini bitirme noktasındalarmış.

Neyse yemeğimizi yedik çayımızı içtik ustaları yolcu ettikten sonra giydik iş tulumunu henüz iki ay önce çevre temizliği yaptırdığım halde hertaraf petler ve luzumsuz yanacak atıklarla dolu.Biraz içten içe kızarak oralarda ne varsa temizledik yanacakları yaktık.Bir kısmını çöpe pislik oluşturmayacak toprak sathı olanlarıda derelere derken çevre ve ikinci günüde ev temizliğini tamamlayarak kornijlerin de takkılmasıyla evimizi taşınılavcak hale getirdik.

İki gün bu işerle uğraştıktan sonra Boyabat'a geldik.Allaha şükür orada kurulu evimizin bulunması bizler için çok büyük rahatlık ve kolaylık oluyor.Gerçekten iyi yorulmuşuz demek ki o gün akşama kadar evden çıkmadım ve sadece Cahit Zarifoğlu'nun şiirleriyle ilgilendim.

Ancak akşam saatlerine yakın Hazine Müsteşarlığında görev yapan bir arkadaşımız Sinoptan aradı Boyabatta olduğumu söyleyince sağolsun eşiyle akşama geldi.İmkanlar dahilinde ağırlamaya çalıştık.Kalebağını ve belediye Çaybahçesinden girerek o civarı gezdirdik.Kırkkızlar kayasının Hz.Ali (RA)ye maledilen hikayesini anlattım.

Hele Boyabat kalesinin ıhtişamı arkadaşlarımızığüledi adeta.Güzel bir boyabat akşamı yaşadık desem yeridir.Boyabat'ın tarihi ve kültürü var ama gerek yazılı gerekse tanıtım eksikliğimiz var gibi,yoksa potansiyel görünüyor.

Ertesi gün ise bizim için Boyabat'a indiğimizde ilk uğrak yerimiz olan Boyabatsesi gazetesine uğradım.

Gazete sahibi Baba dosluğumuzda bulunan (Ali Sezer ağabeyimizi de rahmetle analım) İsmet Sezer hemen Veteriner Hekim Ahmet Küçükbaş beyefendiyede haber verdiler.

Edebiyat öğretmeni Hasan Atıkara ve Mahmut Çoşkun beyinde katılımı ile çok güzel değerlendirmeler ve bir bakıma Kültür sohbeti yaptık.

Ortam hoş olunca saatlerde hızlı işliyor.Boyabat tarihinden kültüründen ve yazılı eserlerimizin yetersizliğinden kültürel çalışmaların yapılması gerektiğinden derken çok faydalı konuşmalar oldu.Tabi sohbet derin olunca saati bile farketmiyor bir bakıyorsun akşam olmuş oluyor.

Ertesi yani memlekete gelişimizin 4.günüde yeni evimize mobilya türü bişeyler almamız gerekiyordu birazda borçlanarak 6 kanepe 1 karyola takımı olmak üzere biraz da başka "ıvır zıvır" şeyler alarak akşama yerleştirdik.

Böylece Boyabat'ta ve köyde olmak üzere 5-6 gün kaldığımız halde birçok dost ve akrabayla görüşemedik.Ama Boyabatın lezzeti olan ve yol kenarlarında satılan o ince kabuk (pembe) domateslerden de almayı ihmal etmedik.

Bu sefer uğrayamadığım Saraydüzüde çok güzel çalışmalarla göz dolduruyor lduğunu bir önceki gidişimde bizzat görmüştüm.Belediye Başkanımız Hasan Peker beyfendi kendini hizmete adamış bir kişilkte gece gündüz demeden güzel projeler ortaya koyuyor.Ve Saraydüzü gelecek vadediyor.

Benim bir haftalık gördüklerim ve değerlendirdiklerim böyle.Tüm hemşehrilerimize çağırımdır."Memleketimizi ihmal etmiyelim".

Selam ve dua ile

Nezih Yıldırım

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE