Ölümünün 85.Yılında Mehmet Akif - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 27 Aralık 2021, Pazartesi 12:26:22

27 Aralık 2021 Tarihi, İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un 85 Ölüm yıldönümüdür.
Ölümünün 85.Yılında Mehmet Akif
Çileli, hayatın eğilmez başı ve onurlu duruşlu, Mehmet Akif Ersoy 63 yıl yaşamıştır. On beş yıllık (l908-1923)dönemi şöhret basamaklarında zirveye ulaştığı dönemdir. Mehmet Akif: Bugünkü adıyla Siyasal Bilgiler Fakültesi, eski adıyla Mülkiye Mektebi İdadi kısmında okurken, babasının ölümü (1887)üzerine hayata, erken atılabilmek için Veteriner Hekimliği (baytar mektebi)ne kayıt yaptırmış ve bu mektebi bitirmiştir.

Babasından ve dönemdeki önemli hocalardan aldığı derslerle Şark ilmine hâkim olmuş, Batı kültürünü de öğrenmiş bir mütefekkirdir. Yüksek din ilmine de, sahip olan M. Akif’in, şu kıssası, bize ilmi hakkında önemli ipuçları verebilir. Balkanlardaki isyanlar halk üzerinde diğer devletlerle yapılan savaşlardan daha çok tahrifat yapmıştır. Bu buhranlı günlerde, yani 1912 senesinde 2.meşrutiyetin ilanından sonra, Osmanlı idaresi “Halkın kuvve-i maneviye sini ” yanı halkın moralini yüksek tutmak için, önemli camilerde din âlimlerine kürsüler vererek halka vaazlar verilmesini sağlamıştır.

Mehmet Akif’e de görev verilmiştir. Zaten şair olan Akif kürsüye çıktığında halkı çok duygulandırır ve tabir uygunsa gönüllerde diriliş aşkı canlandırırdı. Kişisel olarak önemsediğim bir anlayıştır; Akif’in Ününü duyan, Batum-Kazanlı bir Müslüman Akif’e bir mektup yazar ve “Günlük cerideyi okuyan imamın arkasında namaz kılmak caiz midir?)”diye de bir soru sorar.

Yani “günlük gazete okuyan imamın arkasında namaz kılmak caiz olur mu? Diye sorar, demek ki o Müslüman bu gün aramızda olsa şehirlerde, yaşamak, caiz olur mu? Diye sorabilirdi.

Neyse; Merhum Akif hepimize örnek olacak ve düşündürecek;“(Günlük cerideyi okumayan imamın arkasında namaz kılmak caiz olmaz)” cevabını verir. Ne muazzam bir cevaptır ve dünyadan haberi olmayan olayları takip etmeyen insanların toplumun önünde olamayacağını da güzel ifade eder.

Mehmet Akif Ersoy makalemize sığmayacak kadar büyük bir şahsiyettir ama biz onun bilinmeyen yönleriyle vakarlı duruşunu anlatmaya çalışacağız. Mehmet Akif 1920 de Ankara’ya Mustafa Kemal’in davetiyle gelmiştir.

İstanbul’dan Anakaraya gelişi o günkü gazetelerde haber olan iki kişiden biridir ve basında “İslamcı Şair Mehmet Akif Ankara’da” başlığı ile en geniş yeri alan şahıstır.

Haber olan 2.şahıs ise Ahmet Fevzi. Yani Fevzi Çakmak paşadır. Bu ikisi dışında Haber yapılan başka hiç bir mebus olmamıştır.

 

İSTİKLAL MARŞIMIZIN YAZILIŞI.

 

MEHMET Akif İstiklal Marşına konulan ödül nedeniyle yarışmaya katılmamıştır. Hamdullah Suphi Tanrıöver’in ısrarlı talebine rağmen, ödül nedeniyle istiklal marşımızı yazmamakta kararlıdır. Ayrıca; Tanrıöver’e Mustafa Kemal’in, istiklal marşını yazması için Mehmet Akif’in ikna edilmesine talimatı olduğu(aleni değilse de)da söylenmektedir.

Hamdullah Suphi Bey Atatürk’ün talebi olduğunu söylemeden Mehmet Akif’e ve ev arkadaşı Hasan Basri Çantay’a ısrarla, adeta yalvarır gibi isteğini bildirir. Ama Mehmet Akif Aynı Mehmet Akif’tir, ödül konulmasını kabul etmez ve marş yazmamaya da direnç gösterir.

Hasan Basri Çantay ev arkadaşının kararlılığını görünce gizlice kendisi bir şeyler karalamaya başlar.

Mehmet Akif bunu sezer ve ne yazıyorsun diye sorar. Hasan Basri de şiir yazabilenler yazmayınca iş bize düştü, şeklinde söylenerek İstiklal marşı yazıyorum der.

 Bu konuşmanın üzerine Mehmet Akif İstiklal marşımızı yazar ve TBMM’ de okunmadan önce de "Hâkimiyet-i Milliye" gazetesinde yayımlar.

İstiklal Marşımızın yazılmasına konan ödülü de bildiğiniz üzere şahsı için kabul etmez. Bu ödülü kabul etmediği günlerde yoğun bir maddi ihtiyaç içerisinde olduğu da kesindir.

 

Bugünkülerin kulakları çınlasın..!

Mehmet Akif’in İstiklal marşımızın değiştirilmesiyle ilgili söylenenlere verdiği cevapta bilindiğinden farklıdır.

Bu açıklamayı inşallah marşımızın kabul tarihinde yapacağız.

Şimdi konumuz olan Merhum Mehmet Akif’in toplumdaki durumu. Ölüler nasıl yaşar sorusunu aklımıza getirmektedir ve Mehmet Akif bugün toplumda, öldüğü günden daha da diridir.

Çünkü 27 Aralık ölüm tarihi olduğundan bu haftayı kapsayan birçok etkinlik ve anma programları yapılmaktadır. Bendenizin de  Üyesi bulunduğu ve yönetiminde bulunduğum Türkiye Yazarlar Birliği ve T.Birlik Vakfı, Server Vakfı gibi birçok kuruluş tarafından her yıl  Mehmet Akif anılmakta ve öldüğü günden daha diri yaşatılmaktadır.

Allah rahmet eylesin ve mekânı cennet olsun.

Hoşça kalın.

Nezih Yıldırım 26.12.2021

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE