ŞEHİT TAYYARECİ BOYABAT’LI NURİ BEY! - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 31 Mart 2022, Perşembe 12:23:44

Gazete toplumun gören gözü işiten kulağı ve konuşan dilidir. Bu durumu 14.7.2011 tarihli “Tayyareci Nuri Bey” başlıklı yazımız ve Boyabat’taki gelişmeler de göstermiştir.Söz konusu yazımı virgülüne dokunmadan, sizlerle yeniden buluşturmak istedim.
ŞEHİT TAYYARECİ BOYABAT’LI NURİ BEY!
TAYYARECİ NURİ BEY:

Dünü bilmemek, bugünü de anlamamak olur. Herhangi bir şeyi, kavrayabilmek için o şeyin geçmişini de bilmek gerekir. Bendeniz tayyareci Nuri Beyi duyardım ama kim olduğunu ve nerede yaşayıp, nereli olduğunu bilmezdim. Osmanlı(devlet olarak “Cumhuriyetimiz” devamıdır.) Devleti’nin ilk pilotu olduğunu da bilmezdim ve tayyareci sıfatından havacı olduğunu tahmin ederdim.

Ama haftalık makaleme gelen bir istek/yorum beni tayyareci Nuri Bey’i araştırmaya yöneltti. Bu istek/yorumu Özkan Tekin Hocam yazmıştı.

            Özkan Tekin Hocamız yıllardır gör(e)mediğim belki de benim kendi öğrencisi olduğumu bilmediğini ve “İzmir’in Kavakları” türküsünü bize öğreten, “ilkokul Öğretmenimdi.”

Tayyareci Nuri Bey’in Boyabat’taki anıtının kafasının koparılışına ve büste sahip olamayışımıza üzülüyordu. Öğretmenimiz yılların yüklediği duygusallıkla “bizim için çok önemli olan tayyareci Nuri Bey’in büstüne bile sahip olamadık” diyordu.

Bir şey yapamamanın gönlüne verdiği kasvetle bir şeyler yapabilmenin yolunu arıyor ve tayyareci Nuri Bey’i gündeme taşımaya çalışıyordu.

Özkan Tekin Hoca’mın isteği ve tarihi şuuru beni duygulandırdı ve Tayyareci Nuri Bey hakkında araştırma yapmaya yöneltti.

Tayyareci Nuri Bey’in (1914) o tarihteki başarısını ve Boyabatlı bir şehit olduğunu gururla öğrendim.

Boyabat Belediye eski Başkanımız Cemal Ekiz Bey, bir sohbet sırasında, eski tarihte büstün açılışıyla ilgili kısa bir bilgide vermişti ama derinlemesine bir bilgi sahibi de değildim.

Bu gelişmeleri gazetemiz emektarı İsmet Sezer, Özkan Tekin hocamızla görüşüp gerekli resimleri temin etmişler ve bu olayı da gazetemiz manşetine taşıyıp okurumuzla buluşturmuşlardı.

Gazetemizde yer alan Tayyareci Nuri Bey büstünün akıbetiyle ilgili haber üzüntü verici olsa da “haber” olarak gazetemizde yer alınca, gazetemiz “duayeni” büyüğümüz Ali Sezer ağabeyimizi de bu işin içine çekti ve “Tayyareci Nuri Bey büstünün” ilk yapılışını anlatmasına ve yeniden nasıl yapılabileceğini göstermesine vesile oldu.

Tayyareci Nuri bey’in anıtının yeniden yapılmak istenmesi, Boyabat’ın şehidine gururla sahip çıkması anlamına gelmekteydi. Devletin ilk şehit pilotu olan Nuri Bey hem şehrimizin ve “yıldızlaşmış” diğer hemşerilerimizin hatıralarını yaşatmak hepimizin görevlerinden olmalı.

Bu işe kim ne katkı verebileceğine bakmalı ve hep birlikte bu çalışmanın içinde olmalı. Bundan başka Boyabat’ımızın yetiştirdiği diğer adamları tanıtacak ve en önemlisi Boyabat tarihine kaynak olacak eserler ortaya koymaya çalışmalı.

Yakın zamanda ziyaret ettiğimiz, Boyabat Kaymakamı Ünal Çakıcı beyefendi “kırsal kültürümüzü bilen yaşlılarımızla” konuşulup bunların kayıt altına alınmasının doğruluğuna işaret etmişlerdi.

Bu konuda da çok eksiklerimiz var, gerçektende yok olmaya yüz tutmuş kültürlerimizden eski bayram/seyranlarımız ve düne ait her şeyimiz yazılı hale getirilmeli ve bu işin önemi kavranmalı. Yazılı hale gelmediği ve yaşanmayıp unutulduğunda çocuklarımız bu günleri nasıl bilecekler.

Boyabat’ımızın kaynak sayıla bilecek doğru dürüst bir kitabı bile yok. Allah rahmet etsin Bekir Başoğlu günün şartlarına göre bir kitap hazırlamış tek kaynak maalesef o. O da kaybolsa Boyabat tarihiyle ilgili başka da kaynak yok.

Bu pencereden bakınca Tayyareci Nuri Bey’e ait anıtın yeniden ihya edilmesi tüm Boyabat’ın bir problemi tarihine ve kahramanlarına sahip çıkma şuurunun bir parçası. Boyabat belediyesi büyük emekle “Boyabat Şehitliğini” yaptı, tam olarak inceleme imkânım olmadı ama eksikleri olsa bile önemli bir çalışmaydı.

Cumhurbaşkanlığı (1997 veya 1998) yıllığında “Ordu gazi Nefer Şehit Olacak” başlıklı şiiri Boyabatlı Ömer Oğlu Mustafa ismiyle yayımladı.

Ömer Oğlu Mustafa’nın Cuma köylü olduğu söylenmektedir. Benim düşünceme göre bu şiirin büyük puntolarla şehitliğe yazılması daha uygun ve bir vefa olur. Böylece insanımız tarihini bilir ve Tayyareci Nuri Bey veya diğerleri gibi birçok kahraman ve Şehitlerimizin bereketli topraklarımızdan çıktığını öğrenir.

Bunları öğrenen gençlerimiz şanlı ecdada yakışır evlatlar olmaya çalışır ve memlekete hizmet edenleri unutmaz.

Buna inanıyorum.

Hoşça kalın.

Nezih Yıldırım 1.7.2011

 

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE