TAHSİN BEY!.. (Eski bir Bürokrat) (2) - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 24 Mayıs 2019, Cuma 11:45:06

TAHSİN BEY!..  (Eski bir Bürokrat)  (2)

Bir önceki yazımız da Tahsin beyin köyden çıkışı ve memuriyete girişi ile memuriyet hayatında ki başarılarından bahsetmiştik.

Bu yazımızda ise emekliliğinden bahsedeceğiz. Tahsin Bey yoğun çalışan iş ve hizmet odaklı bir bürokrattı. Kamu hizmetinde neredeyse bir ömür diyebileceğimiz kadar yaklaşık 47’yıl gece gündüz çalıştı ve hızlı geçen günlerin ardından yaş haddinden emekliliği geliverdi. Yaş haddinden emekliliği gelince de resen emekli edildi.

 

Emekli edilişine hiç aldırış etmemiş gibi görünse de işinden uzaklaşması bir boşluğa düşmüş olmasını da sağlamış hatta bir travma yaşamış olabilirdi.

Gerçi kendisi devletçi bir bürokrattı her işte devletsizleri son yıllarda özellikle Suriyelileri örnek gösterir ve eğer beğenmediğiniz bir yönetici gelirse demokratik teamüllerle onu değiştirebilir ama devletsiz olmaz derdi.

 

Ayrıca gençlik yıllarından itibaren dernek cemiyet vs farklı alanlarda sivil toplum kuruluşlarında çalışmalarda bulunmuştu. Bundan başka çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar yazmış her bakımdan topluma faydalı olma yollarını aramıştı. Çalıştığı bakanlığın tüm birimlerine mali mevzuat dersleri vermiş ihalelerde fikri sorulan adam durumunda bulunmuştu. Emeklilikte yaptığı çalışmaların vicdani rahatlama haricinde hiçbir faydası da yoktu.

 

Tahsin beyin aşırı derecede de hemşehri düşkünlüğü vardı. Sosyal Güvenlik Kurumlarıyla çevresini geçmişte ilk o tanıştırmış ve ufuklarının açılmasına katkılar sağlamıştı. Sivil Toplum Kuruluşlarının her faaliyetini haber konusu yapmış derneklerin yönetimini sürekli gündemde tutmaya çalışmıştı.

Bulunduğu makamlarda yetkilerini zorlayarak tüm insanlara faydalı olmaya hemşehri ve akrabalara ekmek kapısı açmaya çalışan bir yapısı vardı. Görevlerde olduğu sürece herkes Tahsin beyi sevdi saydı. Kendisi de insanlara yardımcı olabilme mutluluğu yaşadı ve kendini yıpratmış olsada faydalı insan olma profilinden dolayı mutlu oldu.

 

Hatta bir gün hemşerilerinden yetkili makamlarda bulunmuş biri “sen kendini yıpratıyorsun bu adamlardan bir p… olmaz”demişti de ona çok içerlemişti.Emekli olur olmaz “bunlardan bir …..” olmaz diyen kişiye haklımıymış acaba deme noktasına geldi.

 

Çünkü önceden çevresinde dolaşanların yavaştan kendilerinden sıyrıldığını hissetmeye başlamıştı.

Bu durumu ilk defa hemşehri derneklerince düzenlenen bir kahvaltı programında bariz olarak yaşamıştı. Program da katılımcıların inciği cıncığı, şeyinden sinek kovmamış adamlar, herkes tanıtılmış ve Tahsin Bey görmezlikten gelinmişti, aslında kendini aşmış böylesi tanıtımlara ihtiyaç hissetmeyen biri idi ama dışarıdan gelip konuşma yapanlar Tahsin beyden bahsetmişti. Bu nedenle konuşma kürsüsüne gelmesi elzem hale gelmişti.

Adını zikreden o konuşmacılara teşekkür etmek ve mevcut yönetime de sitemini belirtmek üzere söz istemiş ve  “ömrünü hemşerilerine hizmetle geçirdiğini birtakım yaptığı işleri de söyleyerek burada varlığım belirtilmeli, nezaketen aranızda olduğum söylenmeliydi” dedi. Ve STK Yöneticilerine sert bir dilde sitemini açıkladı.

Tabi ortalık buz gibi olmuştu. Gerçi Tahsin Bey bu tip olaylara alışkındı daha önceki yıllar da en yakınları bile ayni şeyleri yapmışlardı. Onlara çok içerlemiş ve elinden tuttuğum adamlar hep nankörlük ediyor diye düşünmüştü. Lakin insanoğlu böyleydi yapacak bir şey de yoktu. Topluma mal olmuş insanların birden çekilivermeside mümkün değildi. Ama bu duruma alışmalı veya belli seviyede uzak durmalıydı.

Ancak buda çok mümkün olmuyordu toplumda laf taşıyıcılar ve kendini aşamamış fitne fücurdan beslenen böylece kendilerine bir yer edindiğini sanan insanlar mevcuttu.

Hal bu ki Tahsin beyin bu işlerle uğraşacak vakti de yoktu. Yarınlara kalıcı eserler bırakabilmek için kendisini adeta kütüphaneye kapatmış durumdaydı.

Bunu bile anlamayan insanlar sosyal medyada bizim faaliyetlerimizi niçin beğenmiyorsun diyecek kadar saygısız davranmışlardı.

Ama bu olumsuzluklara “insanımız bu” diyerek terbiye sınırları içinde kalıyor çoğuna cevap bile vermiyordu.

Tüm bu olgun tavırlarına rağmen emeklilik halini kabullenebilmiş görünmüyordu.

 Hoşça kalın.

(Devam edecek)

                                                                                            Nezih Yıldırım

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE