TÜRKİYE’NİN SUNİ BÜYÜMESİ! ( 10 yıl önce yazılmıştır.24.6.2011) ) - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 14 Ekim 2021, Perşembe 15:49:41

Amerika’da yayımlanan “NEWSWEEK” Dergisinde “Osmanlı yeniden canlanabilir.” diye bir makale kaleme alındı.
TÜRKİYE’NİN SUNİ BÜYÜMESİ! ( 10 yıl önce yazılmıştır.24.6.2011) )
Bizim basın  da balıklama atlayıp bu makaleyi manşet yaptı. Gazetelere baktığımda; bu haber beni  endişelendirdi! Büyümeye, “hava, su ve ekmek kadar  ihtiyacımız olduğunu biliyorum. Güçlü devlet olmanın önemini de kavramış bulunuyorum. Dünyada sözü dinlenen devlet olmayı da arzu ediyor(d)um. Ama işin içinde başka oyunlar, olacağını ve   ”Yeni Osmanlı” söyleminin tuzak olabileceğini düşünüyor(d)um. Çünkü makaleyi, kaleme alan  İngiliz kökenli bir Amerikalıydı. İslam coğrafyasında dedelerinin cetvelle çizdiği sınırlar içine yerleştirilen kabile devletlerinin tekrar tasarlanması ve yeni devletçikler çıkarma uğraşıları vardı. Bizi “Büyüterek küçültme”  planları olduğunu tahmin zor değildi. Fiili durum da bu tahmini destekliyordu. Türkiye’de, “Arap Baharı” olarak adlandırılan olayların arkasından, “Türkiye/Suriye arasında bir savaş çıkarılması söz konusu olabilir. Bilmemiz gerekir ki, Avrupa ve Amerika, İslam ülkeleri arasında bir dayanışma ve kalkınmış lider ülke istemez. Ama bazı devletleri pohpohlar ve damardan zevk aşısı yaparak istediğini almaya çalışır. Bu politikanın gizli adı da “Siyonizm Reçetesidir." Amerika 300 milyonu aşkın nüfusu ve silah sanayi olan gelişmiş bir ülkedir. Ayrıca Amerika’da İsrail’in güçlü lobileri vardır. Birde orta doğuya çok uzaktır ve kontrolde bazı zorlukları vardır. İsrail’se silah gücüne sahip küçük bir ülkedir, tek başına Amerikan müttefikliğine yetmemektedir. Amerika’nın güçlü olmayan bir müttefike daha ihtiyacı vardır. Bu işte en iyi müttefik olacak söz dinleyen, bir ülke arayışına gidişin yol
haritasıdır ve ikinci müttefik olarak düşündükleri(Allah Muhafaza) küçültülmüş bir Türkiye’dir.
Bu gerekçeler Arap âleminin bir kısmındaki gibi, Suriye’de de isyancılara batı kaynaklı destek ve kışkırtmalar devam etmektedir. Irak örneği gibi “Suriye sınırları içinde”,  bu günde Libya’da
uygulanan uçuşa yasak bölgeler oluşturulmak istenmekte ve Suriye’nin üçe bölünmesi sonucu, Bölünen bir parçanın Türkiye’ye İlhak edilmesi ve Türkiye ile Suriye’nin bir savaş havasına sokulması hesaplanmaktadır. Sonrada  “Türkiye’nin şeklen(suni) olarak büyümesi sağlanıp, peşinden iç karışıklıklar çıkarılması (Allah korusun) sonrada Türkiye’nin küçültülmesi şeklinde bir sinsilik olabileceğini düşünüyorum. Daha açık bir ifadeyle Türkiye büyütülerek/küçültülme  istendiğini aklıma getiriyorum. Kuzey Irak denemesinde de bu düşünüldü, Allah’tan ki uygulanmadı /uygulanamadı. Bu günlerde Obama başbakanımızı sıkça
aramaktadır. Aydınlarımızsa hesapsız kitapsız meselenin üzerine atlayıp, her gün televizyon ekranlarında arzu endam ederek hala gereksiz tartışmalar yapmaktadır. Her gün konuşan isminin önü kalabalık adamlar bölücüleri kollar nitelikte savunmalar geliştirmekteler.
Yüksek seçim Kurulu Kararına hiç biri “kardeşim kanunları beğenmeye bilirsiniz, ama mevcut kanun bu, değişinceye kadar uyacaksınız” demiyor. Dillerine dolamışlar “bir Kürt sorunu” evirip çevirip mide bulandırıcı  laflar konuşuyorlar. Gür bir sesle “Türkiye’de Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır” diyen bir Allah’ın kuluna rastlanmıyor. Suriye’ye gelince, memleketlerine ihanet edenler bize dost olur mu? Hatay’a gelen 10 binler kimlerdir. İçlerinde kaç tane batı veya Amerikan ajanı var? Bunları İsrail niçin destekliyor? Esat’a yumuşak davran deniyor, dış destekli iş birlikçiler devlet düzenini bozmaya yeltense başka ülkelerin liderleri çiçeklerle mi karşılardı? Bölücü Iraklılar aptalca Saddam’ın heykellerini yıkıp, Amerikan Jonilerine gülücükler gönderiyorlardı, ama sonradan insanlık dışı muamelelere ve tecavüzlere maruz kaldılar. Suriyeli ayrılıkçılarda liderlerinin kötü gösterilmesinden hoşlanarak çadırlarına gelenlere Esad’ın zulmünü anlatıyorlar. Mültecilere bakmak insani bir işlem diyebilirsiniz ama ben bu işin arkasında başka oyunlar olduğunu sanıyorum. Türkiye ye sahte gülücükler gönderenlere inanamıyor ve sonuçlardan endişe ediyorum! Herkes ülkesinin kurallarına uysun, mücadelesini de demokratik zemin içinde yapsın. Bizim derdimiz bize yetiyor.
Vesselam.!
 Nezih Yıldırım 24.6.2011
NOT: Bugün değişen bir şeyin olmadığını görüyorum.

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE